MAKALE ÇAĞRISI: Etnografi

Görebilmek için yakından bakmak, insanı ve yarattığı kültürü  keşfedebilmek için katılarak gözlem yapmak, genellemeye değil yorumlamaya ulaşmayı amaçlayan sorular sormak, düşünümselliği elden bırakmadan gündelik hayatın ürettiklerini içeriden,  emic bir perspektifle  anlamayı amaçlamak etnografinin temel özelliklerinden birkaçı. Böyle bir yöntembilimsel perspektif araştırmacıyı bir hikâye anlatıcısına dönüştürür. Ama etnograf, hikâye etmenin masum olmadığını bilir; tıpkı yazının politik olduğunu bildiği gibi.

Başkalarının yaşamlarını yazmak, hikayelerini anlatmak hevesiyle o yaşamlara temas eden ve bu temasın ürünü olarak karşılıklı etkileşime, deneyim paylaşımına imkân veren bir yazınsallık alanı sunan etnografi sosyal bilimlerin geniş yelpazesinde yöntembilimsel açıdan giderek daha çok başvurulan bir yaklaşım olagelmiştir. Etnografik birikimin bugün eriştiği nokta, etnografinin dünyada da, Türkiye’de de doğrudan kendisini tartışabilecek bir olgunluğa eriştiğine de işaret ediyor.

Peki ama nedir etnografi? Etnografik deneyim? Neredeyse bir asırlık geçmişine karşın kavramın kendisiyle ilişkimiz biraz Augustine’in zaman tarifini hatırlatmıyor mu? Kimse tarif etmemizi istemedikçe ne olduğunu bildiğimiz bir deneyimi?.. Ama bildiklerimiz de var: Etnografinin antropolojinin sahadaki hali gibi algılandığı mahcup dönemleri geride bıraktığını biliyoruz, söz gelimi. Beşeri bilimlerin diğer alanları bir yana bugün kadim antropolojinin kendi içinde bile en fazla işitilen anahtar sözcükler etnografik karşılaşma, etnografik deneyim, etnografik gözlem, mülâkat, saha çalışması… Tahayyül, bakış, kuram… Öte yandan etnografiye son dönemde gösterilen ilgiyi aşırı, hatta anlaşılmaz bulanlar da yok değil. Çağdaş antropolojinin zekâsı Tim Ingold onlardan biri. Kavramın bu kadar sık tekrar edilmekten anlamını büsbütün yitirdiğini düşünüyor Ingold; yıllardır hararetle eve (antropolojiye) dönüşü savunuyor.

Bu çağrıyı etnografi tartışmasını genişletmek ihtiyacıyla kaleme aldık. Etnografik saha çalışmasının tam ortasında olan iletişimcinin, tezinde yöntem olarak etnografiyi seçen sosyoloğun, etnografi ve estetik ilişkisini sorgulayan filozofun, dijital tekniklerle yeni bir etnografik anlatı peşinde olan sanatçının ya da etnografi dersine hazırlanan antropoloji kökenli bir akademisyenin—kısacası beşeri bilimlerin geniş yelpazesinde farklı temalar altında, farklı biçimlerde etnografiyle ilişkilenen herkesin—bu tartışmaya dair söyleyecek bir sözü vardır. İşte tüm bu sözler repertuarını buluşturmak arzusuyla soruyoruz: Neden etnografi?

Momentdergi’nin “etnografi” sayısında sizi bu soruya birlikte yanıt aramaya çağırıyoruz. Ana izleklerimiz arasında:

  • Feminist etnografi
  • Medya etnografisi
  • İletişim etnografisi
  • Etnografik medya (film, belgesel, fotoğraf, görsel-işitsel anlatılar)
  • Otoetnografi
  • Internet etnografisi (online, cyber, virtual)
  • Görsel etnografi
  • Eleştirel etnografi
  • Karşılaştırmalı etnografi
  • Hassas/korunmasız olanın etnografisi
  • Etnografi ve etik
  • Sahanın faydası, suiistimali, sömürüsü
  • Etnografik pratik ve toplumsal cinsiyet
  • Etnografik bilgi, etnografik teori
  • Etnografi vs. antropoloji

yer alıyor. Ancak etnografik ilgimiz bu başlıklarla sınırlı değil. Etnografiyi geniş bir pratik bağlamda ele alan ve/veya kuramsal çerçevede tartışan yazılarınız için son gönderim tarihi 4 Nisan 2017.

 

Tema Editörleri:

Emek Çaylı Rahte
Hakan Ergül

» ÇEVRİM İÇİ YAZI SUNUMU